Double quote vs single quote

January 14th, 2009

Pek çok programlama dilinde özellikle C tabanlı dillerde string’leri diğer veri tiplerinden ayırmak için tırnak işareti kullanılır. Tek veya çift tırnak. Örneğin PHP dilini ele aldığımızda tek tırnak içersine yazılan değişkenler aynen ekrana basılır, çift tırnak içindeki değişkenlerin ise değeri ekrana basılır. En temel fark budur. Tabi burada şöyle bir durum ortaya çıkıyor. Tüm string, her byte’ı boyunca acaba bir değişken içeriyor mu? 

İşte bu soru beraberinde bir performans konusunu da gündeme getiriyor. Konuyla ilgili kişiler stabil bir bilgisayarda bunun testlerini yapmışlar. Sonuçta tek tırnak kullanımı çok ufak bir farkla da olsa daha performanslı oluyor. Tüm kodu alıp baştan aşağı düzeltmeyi gerektirecek kadar önemli bir konu değil. Yani bir optimizasyon olarak bile görmek doğru değil. Ancak yine de yerine göre böyle bir ayrım yapmayı seviyorum sanırım :)

Performans testinin sonuçları ise şöyle: tek ve çift tırnak’tan oluşan iki değişken 1′er milyon iterasyonla tanımlanmış. Sonucunda 6ms gibi bir farkla tek tırnağın daha hızlı işlendiği ortaya çıkmış. Çok ufak birşey yani :)

SQL varchar ve char

January 14th, 2009

SQL temelli veritabanı uygulamalarında veri tipi olarak eğer 255 karaktere kadar bir ihtiyacınız varsa tercih edeceğiniz en mantıklı seçenek varchar olarak bilinir. Halbuki char adında bir başka veri tipi daha vardır. Pek kullanıldığına şahit olmasam da bazen kullandığım oluyor. Farkı ise şu:

Varchar tipinde bir verinin uzunluğu değişkendir. Yani siz 255 byte’lık bir tanımlama yapıp da bir kısmını kullandıysanız yine disk üzerinde sizin girdiğiniz kadar yer kaplar. Ancak char tipinde ayırdığınız alanı ister kullanın, ister kullanmayın. Ne kadarlık bir sınırlama getirdiyseniz her durumda o kadarlık yer kaplar. Yani buradan anlaşılan şey, varchar daha az yer kaplar, sorgular falan daha hızlı olur? Hayır değil. Eğer o field’a gireceğiniz verinin uzunluğunu net olarak biliyorsanız char çok daha hızlı işlem yapar ve boyut tespitiniz daha rahat olur. Ama dediğim gibi kullanımı çok kısıtlı. Belki çok çok büyük bir projede gerçek anlamda performans farkını hissedebilirsiniz. Ama yine de böyle bir durumda aklınızda bulunsun :)

Anne bize Dimes alma

January 14th, 2009

Açıkçası bir süre öncesine kadar severek içtiğim bir meyve suyu üreticisi olan Dimes’in son reklam kampanyasını aşağı yukarı hepiniz duymuşsunuzdur. Gerçi çok bir mantığı yok. Televizyon ve radyodaki reklamlarının başından sonuna kadar şu ses duyuluyor ve ardı ardına tekrar ediliyor. “Anne bize dimes al, anne bize dimes al…” şeklinde. Hayatımda duyduğum en itici seslerden ve kampanyalardan birisi. Akıllarınca Turkcell’de tutmuş olan bir yöntemi izlemişler (bir adam vardı…). Ancak çok daha ahmakça bir melodi ile ve dahası çocukları kullanarak… Pek çok firma sırf ailesinin kıramayacağını bildiği için çocukların üzerinden satış yapıyor. Bu zaten bilinen birşey. Ancak hiç bu kadar net bir şekilde gözler önüne serildiğini görmemiştim. Ben de bundan sonra şunu diyorum. Anne bize dimes alma !

Formula 1 Süspansiyonları

January 12th, 2009

İnternette şöyle bir gezinirken aklıma bir arkadaşımın söylediği birşey geldi. GESK bünyesinde yaptığımız süspansiyon tasarımı sırasında Formula1′le ilgili birkaç birşey konuşmuştuk. Kısa bir araştırmadan sonra Formula1′deki araçların da double wishbone süspansiyon sistemi kullandıklarını öğrenmiş oldum. Süspansiyon askıları karbon’dan üretiliyor ve ilk bakışta yay ve amortisör gözükmüyor. 

Aşağıdaki linkte de göreceğiniz gibi basit bir krank mekanizmasıyla gövdenin içine saklı olan yaylara kuvveti iletiyorlar. Bunun en temel nedeni ise gövde dışına yerleştirilecek olan yayların helisel yapısından dolayı çok ciddi bir dirence neden olmaları. Gerçekten etkileyici bir çözüm!

http://www.schuerkamp.de/zope/hoover/racing/historic_f1/images/ls17_b197_rear_susp.jpg

http://dsr.racer.net/chassis/srscca/images/Hagerman/suspension_front.jpg

Merhaba dünya!

January 10th, 2009

Programcılıkta bi klişe olmasına rağmen ilk entry’me “Merhaba dünya” diyerek başlamak istedim :) Epeydir pek çok projede yer almama rağmen kendi sitemi bir türlü yayına geçirmeye fırsat bulamamıştım.

Sonunda wordpress kurup bu zahmetli süreçten kurtuldum. Böylesi bir uygulamayı ücretsiz sununa Automattic ekibine buradan selamlarımı gönderiyorum :P