Random Post: Merhaba dünya!
RSS .92| RSS 2.0| ATOM 0.3
  • Home
  • Alper Kaya
  •  

    Motronic üzerine

    April 1st, 2010

    Motronic, Robert Bosch GmbH tarafından geliştirilmiş dijital motor yönetim sistemine verilen ticari isimdir. Motronic sisteminin pek çok versiyonu olmakla birlikte karbüratörlü araçların sonunu hazırlayan en büyük teknolojik yeniliktir.

    Motronic ML 1.x
    Motronic ML 1.x, Bosch tarafından geliştirilen ilk dijital motor yönetim ünitesidir. Bu sistemin arkasındaki temel fikir; motorla ilgili tüm temel parametrelerin tek bir ana sisteme entegre edilmesi ve bu sistem tarafından kontrol edilmesidir. Öyle ki; yakıt dağıtımı, buji ateşleme zamanı optimum verimlilik, sürüş dinamiği ve motor gücünü sağlayacak şekilde tek bir merkezden kontrol edilir. Bu ilk nesil Motronic sistemi o zamanlarda varolan Jetronic yakıt enjeksiyon sistemiyle entegre çalışmaktaydı.

    Bu sistem dünyada ilk defa BMW 7 serisinde kullanılmıştı. Ancak bundan sonra Volvo ve Porsche gibi üreticiler 1980′lere doğru motorlarına bu sistemi entegre ettiler. Ayrıca 1990′ların başlarında turbo şarjlı Audi Quattro modellerinde de kullanılmaya başlanmıştı.

    Motronic ML1.x sisteminin komponentlerinin pek çoğu üretim sırasında değişmeden kaldı fakat bazı durumlarda çok ufak değişiklikler de yapıldı. Elektronik kontrol ünitesi (ECU = electronic control unit), motor hızı, krank mili açısı, soğutma sıvısı sıcaklığı ve gaz pozisyonuyla ilgili bilgileri toplar. Bir akış ölçer de motora giren havanın hacmini ölçer.

    Eğer motor doğal hava emişliyse (turbo sistemi bulunmuyorsa), akış ölçerin yanında bulunan hava sıcaklık sensöründen gelen veriler de hesaba katılarak havanın kütlesi bulunur. Turboşarjlı bir motorda ise ilave olarak intercooler ünitesindeki veriler de hesaba katılarak havanın kütlesi hesap edilir.

    Temel sistem karakteristikleri
    Yakıt dağıtımı, ateşleme zamanı aynı ECU üzerinden kontrol edilir
    Krank açısı ve motor hızı volanın üzerine yerleştirilmiş bir çift sensör tarafından okunarak saptanır
    5′inci bir enjektör ilave yakıt sağlayarak soğuk hava koşullarında çalışmayı kolaylaştırmak amacıyla yakıtı zenginleştirir (jiglenin görevini görür)
    Uygulama ve versiyona bağlı olarak bir oksijen sensörü de sisteme ilave edilebilir
    Vuruntu sensörü bu versiyonda henüz yoktur

    Motronic 4.1
    Motronic 4.1 sistemi Opel / Vauxhall’a ait silindir başında 8 sübaplı motorlarda 1987-1990 arasında kullanıldı. Ayrıca bazı Peugeot ve Citroen PSA motorlarında da kullanıldı.

    ECU yazılımı motor sıcaklığına göre ana enjektörlerin çalışma zamanını değiştirerek soğuk çalışma durumunda yakıtın zenginleşmesini sağlamaktadır. Bu sistemde 5′inci enjektöre gerek kalmamıştır. Rölanti hızı da ayrıca ECU tarafından kontrol edilmektedir. Bu sistem ısınma sırasındaki daha yüksek devirli rölantiyi de kontrol etmektedir. Bunu yaparken termostata da ihtiyaç duymamaktadır.

    Motronic 4.1 sistemi de vuruntu sensörü içermemektedir. Ancak bunun yerine ateşleme ve yakıt tüketim haritası yakıtın oktan değerine göre değiştirilmektedir. Bu sistem de yakıtın oktan değerini kalibre edilmiş bir direnç ölçerle ECU’ya göndermek şeklinde çalışır. Eğer sisteme bu direnç ilave edilmemişse otomatik olarak yakıtın 98 oktan olduğunu algılamaktadır.

    Motronic 1.1 ve 1.3
    Motronic 1.1 sistemi ilk defa BMW tarafından 1987 yılında kullanıldı. Bunu da 1988 yılında Motronic 1.3 sistemi takip etti. Motronic 1.3 sistemi ayrıca daha önceden Motronic 4.1 kullanan PSA motorlara da uyarlandı.

    Motronic 1.1 ve 1.3 sistemleri çok büyük oranda benzer sistemlerdir. Aradalarındaki en büyük gelişim Motronic 1.3 sisteminin sahip olduğu arttırılmış tanı yeteneğidir. Motronic 1.3 ECU’sı 1.1 sistemine göre çok daha fazla hata kodunu depolayabilmekte ve aracın aküsünden sabit 12 voltluk elektrik beslemesiyle uzun yolculuklar boyunca karşılaşılan sorunları hafızasında kaydedebilmektedir. 1.1 sistemi sadece birkaç tane hatayla ilgili öneride bulunabiliyordu.

    Ayrıca bir diğer yenilik olarak 1.3 sistemi kendi bünyesinde ateşleme zamanlarını ayarlamak için bir vuruntu sensörü bulundurmaktadır. Ayrıca katalitik konvertörlü araçlar için de bir lambda sensörü opsiyonu bulunmaktadır.

    Bu ECU 2 adet enjeksiyon çıkışına sahiptir. Enjektörler bank adı verilen sistemde 2′şerli olarak düzenlenirve her 2 silindir stroğunda 1 defa ateşlenir. Örneğin 4 silindirli bir motorda bir enjektör çıkışı 1 ve 3 numaralı silindiri, diğer kontrol çıkışı da 2 ve 4 numaralı silindiri kontrol eder. Sistem her bir silindirdeki sensöre bir kimlik numarası verir ve bu kam miline monte edilmiş olan bu sensörler pistonun stroğunun üst noktasına (üst ölü nokta) ulaşıp ulaşmadığını kontrol eder. Bu da hangi enjektör bank’ının ateşlenmesi gerektiğini belirler. İlk çalışma sırasında (600 devrin altında) veya silindir sensörlerinden sinyal gelmediği durumlarda tüm enjektörler her motor devri başına bir defa ateşlenir.


    Recep İvedik 3 Fragman

    January 21st, 2010

    Recep İvedik’in yeni filminin fragmanı. Bugünlerde herkesin dilinde. Fragmandan duyduğumuz kadarıyla filmin ilginç cümleleri şunlar:

    - Su aygırına tecavüz eden orangutan gördüm orda
    - Serbest meslek erbabıyım ben. Serbestim ben. Rahat oh böyle rahat. Kebap yani oh tın.
    - Okumalık bi kitap alacaktık, kapağı olan, yazılı…
    - Pek hayırlı bir yere varmayacak bunun sonu ben sana diyim. Bence duralım


    PAC-CAR II Powertrain

    October 23rd, 2009

    Zurich Üniversitesinde geliştirilen PAC-CAR II’nin tahrik sisteminde 2 tane DC motor ve bu motorları mekanik olarak devreye sokup çıkaran servo motorlar bulunuyor. Motorlar güç ihtiyacına hareket esnasında devreye gireceği zaman tekerlek ve motorlardaki encoderlar aracılığıyla aynı çizgisel hızda kayma olmadan tekrar kavrama sağlanıyor.

    powertrain-paccar


    Saitem ekibi ucuz atlattı

    October 23rd, 2009

    WSC (world solar challenge) yarışları için Avustralya’da bulunan Sakarya Üniversitesinin eskort aracı antrenmanlar sırasında devrildi. Kazada şans eseri yaralanan yok. Geçmiş olsun. Ayrıntılar için http://blog.saitem.org/

    kaza-1


    Beşiktaş’ta Formula 1 aracı

    May 17th, 2009

    Bugün yolu Beşiktaş üzerinden geçenler Barbaros Bulvarı çıkışında anıtın yanındaki Formula 1 aracını fark etmişlerdir. Bir bankanın sponsorluğunda getirtilen araç Renault’un 2009 Grand Prix’te kullanılan aracı.

    Aracı şöyle bir incelediğimde aslında kompozit imalatı açısından çok da uç düzeyde olmadığı dikkatimi çekti. Yani tüm olay geometrisi ve mekaniği üzerine kurulu. Gözüme çarpan önemli noktalardan bazıları ise şunlar:

    - Karbon fiber işçiliği sonucu gövde içi çok kaba duran lifler.
    - Arka süspansiyon askıları için gövdede yuva açılmış ve çok gelişigüzel geldi bu bana. Doğrudan el işçiliği…
    - Komponentleri sabitlemek için çok basit bir şekilde gövde üstü M4 civatalar. 

    Ancak böyle bir aracı yakından inceleme fırsatı bulmak hoş oldu. Ayrıca oyun konsolları, mini araç pisti gibi ufak eğlenceler de standta bulunuyor. Yolu düşenlerin birkaç dakikasını ayırmalarını tavsiye ederim. Bir de F.Alanso ile (en azından maketiyle) fotoğraf çektirme şansınız var :)

    snc00289


    Formula 1 Süspansiyonları

    January 12th, 2009

    İnternette şöyle bir gezinirken aklıma bir arkadaşımın söylediği birşey geldi. GESK bünyesinde yaptığımız süspansiyon tasarımı sırasında Formula1′le ilgili birkaç birşey konuşmuştuk. Kısa bir araştırmadan sonra Formula1′deki araçların da double wishbone süspansiyon sistemi kullandıklarını öğrenmiş oldum. Süspansiyon askıları karbon’dan üretiliyor ve ilk bakışta yay ve amortisör gözükmüyor. 

    Aşağıdaki linkte de göreceğiniz gibi basit bir krank mekanizmasıyla gövdenin içine saklı olan yaylara kuvveti iletiyorlar. Bunun en temel nedeni ise gövde dışına yerleştirilecek olan yayların helisel yapısından dolayı çok ciddi bir dirence neden olmaları. Gerçekten etkileyici bir çözüm!

    http://www.schuerkamp.de/zope/hoover/racing/historic_f1/images/ls17_b197_rear_susp.jpg

    http://dsr.racer.net/chassis/srscca/images/Hagerman/suspension_front.jpg