Random Post: SQL varchar ve char
RSS .92| RSS 2.0| ATOM 0.3
  • Home
  • Alper Kaya
  •  

    Yayınlanmayan Yeni Rakı reklamı

    December 23rd, 2009

    Bugünlerde facebook ve benzeri sitelerde çokça paylaşıldığını gördüğüm bir reklam videosunu paylaşmak istiyorum.

    Reklam söylendiğine göre Yeni Rakı için çekilmiş ancak beğenilmediği gerekçesiyle yayınlanmamış. Burada ilginç olan nokta ise onlarca insanın facebookta paylaştığı, youtube’da yüzlerce defa izlediği bir filmin nasıl reddedildiği. Açıkçası bu bana biraz uydurma gibi geldi.

    Olayın aslı şöyle olabilir. Sonuçta 2 dakikalık, yayınlanması masraflı bir reklam bu. Anlaşılan o ki; Yeni Rakı’nın pazarlama departmanı bir şekilde bunu internetin gücünü kullanarak ücretsiz yayınlamayı başarmış. İnternette bu kadar dolaştıysa ve bugün alışverişte karşıma çıkan Yeni Rakı şişelerini görünce reklamı anımsattıysa anlaşılan başarılı da olmuş.

    Bu zekice hareketten dolayı reklamın linkini aşağıda veriyorum.


    Yıllar sonra gelen mektup

    December 18th, 2009

    PTT’nin sunduğu posta çeki hizmetini belki pek azımız bilir. Ancak özellikle internet bankacılığı kullanmayıp şubeden havale yapanlar için düşük gönderi ücreti sayesinde (en son 1 TL idi) epey avantajlı bir para aktarma yöntemi. Herhangi bir PTT şubesine gidip para göndermek istediğiniz kişinin postaçeki hesap numarasını forma yazarak parayı kolayca gönderebiliyorsunuz.

    Alıcı tarafından bakacak olursak;
    2 ayda bir adresinize gönderilen mektupla hesabınızda ne kadar para olduğu ve kimden geldiği gibi bilgiler yer alıyor. Ancak hemen ödemeyi doğrulamak istediğiniz durumlarda bu biraz sıkıntı yaratıyor. Bu yüzden PTT’nin sitesinde “interaktif” olarak hesabınıza ulaşabilmeniz için bir bölüm açılmış. Buraya kadar herşey tamam.

    Ancak gelelim bu interaktif şubeden nasıl yararlanacağınıza… İnternet şubesi de olsa başvuru şubeye gidip dilekçe yazmak şeklinde gerçekleşiyor. Sitede ne bir form, ne de irtibat bilgisi var. Şubede yazdığınız dilekçeyi mektupla Ankara’daki merkeze gönderip onlardan yanıt bekliyorsunuz. Normalde siteye üye olmak “1 ay gibi kısa bir sürede” gerçekleşiyormuş. Ben de bu başvuruyu yapmıştım ve nedendir bilinmez bir türlü cevap gelmedi.

    Aradan yıllar geçti. Ben böyle bir başvuruyu yaptığımı bile unutmuşken geçen gün posta kutumda bir mektup gördüm. Asansörde yukarı çıkana kadar zarfı açıp baktığımda yüzümde bir tebessüm oluştu. Gelen mektupta 2006 yılında yaptığım postaçeki internet şubesinin şifresi yazıyordu. Bir internet sitesine üye olmam tam 3 yılımı almıştı.

    http://www.ptt.gov.tr/tr/genel/guvenlik.php


    Habertürk gazetesi çıktı

    March 1st, 2009

    Epey bir süredir reklamı yapılan, televizyonlarda, otobüs duraklarında tanıtılan Habertürk gazetesi bugün nihayet çıktı. Gazetenin basımı için çok modern bir tesis kurulduğu özellikle vurgulanıyordu. Nitekim bugün gazeteyi aldığımda dikkatimi ilk çeken de o oldu. İlk sayı olmasından mıdır bilinmez çok kaliteli bir kağıda basılmış (hani gazeteler poster falan verir ya - kuşe değil). Bunun yanı sıra gazete boyutlarının avrupa gazeteleri gibi daha küçük olması okumayı da kolaylaştırıyor. İlk sayı olmasından dolayı birkaç sayfanın bitişik basılması tolere edilebilir sanırım :)

    Gazetenin içeriğinden bahsedecek olursak pazar gününe denk gelmesi sebebiyle pek çok ekten oluşuyor. Esas gazetemiz 28 sayfadan oluşmakta. 16 sayfalık spor, 16 sayfalık İstanbul, 16 sayfalık pazar, 14 sayfalık ekonomi, 12 sayfalık magazin ve 4 sayfalık bulmaca ekleriyle geliyor. Böylelikle 96 sayfaya ulaşan gazete sanırsam düz hesap olması adına 4 sayfalık ayrı reklamla birlikte 100 sayfaya ulaşıyor. Fiyatı ise 50 kuruş olarak belirlenmiş.

    İlk sayıda ilgi çekici bir haber bulamadık açıkçası. ÖSS katsayılarının yanlış hesaplanmasından, uçak kazasına yönelik yorumlardan ve Atatürk’e ait birkaç gizli kalmış belgeden başka bir bilgi yoktu. Fatih Altaylı köşe yazısında ise TRT’nin yeni kanalından (şeş midir nedir) bahsediyordu. Bir de resim ekleyim :)
     

    haberturk-001Tam boy için tıklayın


    Fatih vapuru hizmete alındı

    January 31st, 2009

    Geçenlerde İDO’ya ait bir websitesinde başlatılan kampanyayla tasarımına karar verilen yeni şehir hatları vapuru bugün hizmete alındı. Vapur tamamen Türkiye’de tasarlanıp, Tuzla’daki tershanelerde üretildi.

    Filoya 19 yıl sonra katılan ilk gemi olma özelliğine sahip. Ayrıca mevcut vapurlarda bulunmayan pek çok yeni özelliği var. Mesela otomatik kapıları ancak gemi yanaştıktan sonra açılabiliyor. Halat bağlayan eleman için ayrılmış ayrı bir bölüm var. İçersinde plazma televizyonlar, engelliler için düzenlemeler ve GPS vs bulunuyor. Manevrasını kolaylaştırmak için yanlarda da ilave tahrik elemanları bulunuyor.

    fatih

    Üretim süreciyle ilgili de şöyle bir video buldum:
    http://sunumer.ibb.gov.tr/fatih-vapuru-yapim-asamasi-videosu/


    Beşiktaş-Kadıköy iskelesinin yeri değişti

    January 14th, 2009

    10 Ocak 2009 tarihinde itibaren Beşiktaş’tan Kadıköy’e gelmek isteyenlerin Barbaros Hayrettin İskelesi yerine tarihi Üsküdar İskelesinden vapura binmeleri gerekiyor. Bunu doğru düzgün duyuramadıkları için sürekli eski iskeleye gidip oradan dönen insanları görmek mümkün. En azından iki iskele arasında çok da büyük bir mesafe yok. Ben bu haberi çok uyduruk bir internet sitesinde ufak bir köşede görebildiğim için şanslıyım sanırım. Barbaros Hayrettin’deki son seferinde anons yaptılar ancak bunu duyabilecek birkaç kişi vardır sanırım. Gürültüden dolayı parça parça birşeyler duyuldu ancak ben konuyu bildiğim için neyden bahsettiğini anlayabildim.

    Kısacası Beşiktaş’tan Kadıköy’e gelecekler artık otobüs duraklarının orada bulunan tarihi Üsküdar İskele’sinde beklemeleri gerekiyor.

    Bu iskele Beşiktaş’ın merkezine daha yakın olduğundan yürüme mesafesi kısalıyor. Bu açıdan iyi bir gelişme benim adıma :) Sebebine gelince mevcut iskelenin küçük olması ve insanların bir kısmının dışarda kalması. Yine plansız programsız daha en başından ufacık olduğu belli olan Barbaros Hayrettinpaşa iskelesini tasarlayan zihniyeti sorgulamak gerek.

    barbaros_hayrettin_01


    Anne bize Dimes alma

    January 14th, 2009

    Açıkçası bir süre öncesine kadar severek içtiğim bir meyve suyu üreticisi olan Dimes’in son reklam kampanyasını aşağı yukarı hepiniz duymuşsunuzdur. Gerçi çok bir mantığı yok. Televizyon ve radyodaki reklamlarının başından sonuna kadar şu ses duyuluyor ve ardı ardına tekrar ediliyor. “Anne bize dimes al, anne bize dimes al…” şeklinde. Hayatımda duyduğum en itici seslerden ve kampanyalardan birisi. Akıllarınca Turkcell’de tutmuş olan bir yöntemi izlemişler (bir adam vardı…). Ancak çok daha ahmakça bir melodi ile ve dahası çocukları kullanarak… Pek çok firma sırf ailesinin kıramayacağını bildiği için çocukların üzerinden satış yapıyor. Bu zaten bilinen birşey. Ancak hiç bu kadar net bir şekilde gözler önüne serildiğini görmemiştim. Ben de bundan sonra şunu diyorum. Anne bize dimes alma !


    Merhaba dünya!

    January 10th, 2009

    Programcılıkta bi klişe olmasına rağmen ilk entry’me “Merhaba dünya” diyerek başlamak istedim :) Epeydir pek çok projede yer almama rağmen kendi sitemi bir türlü yayına geçirmeye fırsat bulamamıştım.

    Sonunda wordpress kurup bu zahmetli süreçten kurtuldum. Böylesi bir uygulamayı ücretsiz sununa Automattic ekibine buradan selamlarımı gönderiyorum :P